5 Haziran 2017 Pazartesi

Bizdeki kayda göre şimdi ekonomist!

Demode bir anakronizm ve usandıran bir sarkazm mizah anlayışımızın önemli kısmını oluşturur oldu. Sosyal medya neredeyse tamamen bu iki amaca hizmet eder durumda. Realitenin mizahla sarmaş dolaş yaşadığı zamanlarda hakikati savunmak için bunlardan daha iyi yöntem bulmak zor olabilir. Fakat söz konusu ekonomi ve onun oyun olanı piyasalar ise daha eğlenceli bir mizah türü vardır: Uzmanlar!

Evet, yanlış duymadınız, uzmanlar. Ekonomistten ses uzmanına, CEO'dan şarap tadıcısına aldığı eğitim nedeniyle sahtekarlık yerine dürüstlüğü seçtiğini düşündüğümüz sayısız uzman türü. Onlar karşısında çoğu zaman sessizizdir, eleştirenleri bile kınarız. Sosyolog I.Wallerstein "Bilginin Belirsizlikleri" adlı başyapıtında diyor ya hani, "Abe güzel kardeşim, bilim insanının sahtekarlık yerine dürüstlüğü seçeceğini hangi saf aklınla varsaydın" diye. İşte, hikaye tam olarak bu minvalde ilerler gerçek dünyada. Uzmanların gerçekten uzman olduğunu düşünür ve onlara inanırız.

Neyse, biz ciddi konuları bırakıp biraz mizah yapalım. Uzmanların ne uzmanlıklar yaptıklarına yakından bakarak biraz eğlenelim. Üstelik anlatacaklarımızın tamamı bilimsel gerçekler. Yalnız iRRasyonel olarak ilk kez farklı bir şey yapacağız ve yazdıklarımıza mizah katmadan saf gerçekliği ile yazacağız.

Hazırsanız eğlenceye başlayalım.

Ekonomistler
Böyle bir yazıya ekonomistlerle başlamasak mizah yaratma kapasitelerine büyük hakaret yapmış olurduk herhalde. Ekonomistler P.Ferraro ve O.Taylor 2005 yılında bir deney yaparlar. Üniversitelerde Ekonomi dersleri veren 199 anlı şanlı profesörü toplarlar ve onlara üniversite öğrencilerine ilk öğretilen ekonomi kavramlarından biri olan "fırsat maliyeti" ile ilgili şu basit soruyu sorarlar:

"Diyelim ki Eric Clapton konserine bedava bilet kazandınız. Fakat o gece bir de Bob Dylan konseri var ve siz bir Dylan hayranısınız. Dylan konserinin biletleri ise 40 dolara satılıyor. Bu tutar size makul geliyor. Çünkü normal bir zamanda Dylan konserine 50 dolara kadar para verebileceğinizi düşünüyorsunuz. Nihayetinde kararınızı verdiniz ve Eric Clapton konserine gitmeyi seçtiniz. Böyle bir durumda fırsat maliyetiniz ne olur?"

Soruya ilave olarak 0, 10, 40 ve 50 olmak üzere de 4 adet şık verirler. Profesörlerin yapacağı doğru şık olan 10'u seçmektir. Ama maalesef ekonomistlerin %79'u bu basit sorunun yanıtını bilememişlerdir.

Kime sordumsa seni doğru cevap veremediler!

Degüstatörler
Bugün dünyada ekonomistler kadar kolay ve bol para kazanan bir meslek grubu varsa hiç şüphesiz şarap tadıcılığı yapan degüstatörlerdir. Mesleğin özü koklama, tatma ve görme duyuları ile duyusal analiz yapmaya dayanır. Bordeaux Üniversitesinden Psikolog F.Brochet mesleğinin zirvesindeki 57 degüstatörü bir araya toplar ve bir deney yapar. Onlara bir bardak beyaz ve bir bardak kırmızı şarap tattırır ve görüşlerini sorar. İşin hilesi her iki bardakta da beyaz şarap vardır ve bardaklardan biri kırmızı görünmesi için renklendirici eklenmiştir. 57 uzmandan hiçbiri şarapların ikisinin de beyaz şarap olduğunu anlayamaz.

Mizahı seven bir bilim insanı olacak ki, aynı uzmanlarla bir deney daha tasarlar. Pahalı bir şarap şişesine ucuz şarap koyar ve tadının nasıl olduğunu sorar. Uzmanlardan sadece 12'si şarabın ucuz şarap olduğunu anlar. %80'i şarabı çok üst kalite bulurlar.

Kimi alçak, kimi hırsız, kimi deyyus dediler!

Müzisyenler
Dünyanın en iyi kemanı hiç şüphesiz Stradivarius'tur. Bugün bile onun ses kalitesini yakalayabilen keman yapılamadığı söylenir. 17.yüzyılın Cremona'sında, aynı sokaktaki esnaf dostları Amati ve Guarneri en büyük iki rakibidir. Hikaye odur ki, rakabet o günlerde başlamıştır. Guarneri'nin dükkkanının girişinde "Avrupa'nın en iyi kemancısı", Amati'nin dükkanının girişinde ise "Dünyanın en iyi kemancısı" yazılıdır. Bizim "gariban" Stradivari'nin dükkanının girişinde ise şu mütevazi yazı vardır: "Bu sokağın en iyi kemancısı."

Akustik uzmanı C.Fritz, 17 büyük yetenekli kemancıyı bir araya toplar ve önce "dandik" bir kemanla sonrada bir Stradivarius ile aynı parçayı çalar. Müzik çalınırken kemanları göremeyen kemancılara hangisinin Stradivarius olduğu sorulur. Sadece 3 müzisyen doğruyu bilir. 14 müzisyen bir Stradivarius'u dandik bir kemandan ayırt edememiştir maalesef.

Künyeni almak için "kuruma" açtım telefon!

CEO'lar
Dünyayı CEO'lar yönetiyor desek herhalde yanılmış olmayız. Hem işlerini en iyi onlar bilir, hem de dünyanın ne yöne hareket ettiğini. Tıpkı Perrier North America şirketinin kurucusu B.Nevins gibi. Yıllardır Amerika'nın en iyi ve en lezzetli suyunu ürettiğiyle öğünen bu CEO'ya birgün güzel bir sürpriz yaparlar. Önüne yedi bardak su koyarlar ve suları içerek hangi suyun kendi suyu olduğunu seçmesini isterler. Nevins beşinci tahminde kendi suyunu bulabilmiştir.

Bizdeki kayda göre, şimdi "uzman" dediler!

İşte, kerameti kendinden menkul uzmanların uzmanlıkları ya da komiklikleri. Karar size kalmış. Uzmana güven düşüncenizin yeniden elden geçirilmesi zamanın en önemli entelektüel gereksinimlerinden biri gibi gözüküyor. Bunu nasıl yapacağımızın cevabını ise Stanford Üniversitesinden M.Neale'ın müthiş deneyi veriyor. Neale şu bilgiyi veriyor:

"Bir kişi belli bir miktar değişim ve çeşitliliği tercih eden bir yapıda, ancak sınırlar ve kısıtlamalarla fazlaca sıkıştırıldığında hoşnutsuz oluyorsa eleştirel düşünmeyi biliyor demektir."

Neale, yaptığı deneyde şu çarpıcı sonuca ulaşır: Bu tür bir enformasyonu akılda tutmaya çalışarak doğru olduğunu düşünenlerin, bu tür bir enformasyonun gereksiz olduğunu düşünenlerden %50 daha fazla saçmaladığını görmüştür.

Yani olay aslında sana uzman bilgi diye sunulan bilginin büyük kısmının saçmalık olması gerçeğidir.

Neyse burada artık duralım ve uzmanlarımızı anlattığımız bölümlerin sonunda yer alan cümleleri birleştirerek ulaştığımız Neyzen Teyfik'in hafifçe çarpıttığımız dörtlüğünü yeniden hatırlayarak son noktayı koyalım: (Enformasyon bolluğunda arada kaynamasın üstadın deyişi.)

Kime sordumsa seni doğru cevap veremediler!
Kimi alçak, kimi hırsız, kimi deyyus dediler!
Künyeni almak için "kuruma" açtım telefon!
Bizdeki kayda göre, şimdi "uzman" dediler!

Hiç yorum yok: