24 Temmuz 2012 Salı

Zenginliğin formülünü kim biliyor?

Bugün ajanslar herkesin aklını kaybetmesine yetecek bir paradan bahsediyordu. Apple şirketinin 571 milyar dolarlık piyasa değeri ve 110 milyarlık nakit parası olduğunu söylüyordu. Bu gerçekten çok büyük bir miktar. Avrupa’da krizle mücadele eden birçok devleti eski parlak günlerine döndürecek kadar büyük bir para. Krizin yarattığı küresel sefalet düşünüldüğünde Apple fenomeni nasıl yorumlanmalıdır?

Bu soruya Babil’in efsane kralı Sargon’un bir hikayesi ile yanıt vermeye çalışalım. Sargon, düşmanları Elamlıları yendikten sonra Babil’e döner fakat ummadığı bir manzara ile karşılaşır. Baş danışmanı Sargon’a durumu şöyle özetler: “Büyük sulama kanalları ve tapınakların inşası sayesinde halkımız uzun süredir refah içindeydi. Fakat bu işler tamamlandığı için insanlar artık geçimlerini temin edemez hale geldi. İşçiler iş bulamıyor, tüccarların az müşterisi var, çiftçiler ürettiklerini satamıyor ve halkın yiyecek almak için yeterli altını yok.”

Sargon şaşkınlıkla sorar: “Bu yatırımlar için harcadığımız bu kadar altın nereye gitti?”

Baş danışmanı yanıtlar: “Zenginlerin eline geçti.”

Sargon bir an düşünür ve sorar: “Nasıl oluyor da bu kadar çok altın bu kadar az insanın eline geçiyor?”

“Çünkü nasıl yapılacağını biliyorlar,” diye yanıtlar danışman. “Bunu bildiği için başarılı olan kişileri mahkum edemeyiz. Kurallara uygun olarak kazanılanı ellerinden alıp daha az kabiliyetli olanlara da dağıtmak hiç adil olmayacaktır.”

Halkını tekrar refaha kavuşturmanın yollarını arayan Sargon “Neden bütün insanlar zengin olmayı öğrenmesin?..” diye düşünür ve baş danışmanına şu soruyu sorar: “Şehirde nasıl zengin olunacağını en iyi kim biliyor? Onu bulup yardım isteyelim.”

Baş danışman şöyle cevap verir: “Soru kendini cevaplıyor, kralım. Babil’in en zengini kim ise o!”

Sargon’un hikayesi Apple’ın başarısından alınacak dersi gösterir gibidir. Zenginliğin formülü Apple’ın başarısında saklıdır.

1 yorum:

L.K. dedi ki...

Sargon bir an düşünür ve sorar: “Nasıl oluyor da bu kadar çok altın bu kadar az insanın eline geçiyor?”

“Çünkü nasıl yapılacağını biliyorlar,” diye yanıtlar danışman. “Bunu bildiği için başarılı olan kişileri mahkum edemeyiz. Kurallara uygun olarak kazanılanı ellerinden alıp daha az kabiliyetli olanlara da dağıtmak hiç adil olmayacaktır.”


Yazı oldukça önemli konuya temas etmekte.Günümüz düzeninde bankalar lehine pozitif ayrımcılığın yapılması,Kısmi rezerv sistemiyle ve kaldıraç marifetiyle borç verildiği sürece para oluşturma,borç olmadığı sürece paranın ancak özkaynakla sınırlı olacağı,bileşik faiz denen konunun halkın %99 tarafından bilinmediği ve servet transferinin nasıl gerçekleştiği oyunun kuralını bilmeyenlerce sonradan anlaşılır gibi olduğunu idrak etmek ve bu bilincin yayılması durumunda Apple'a gerek kalmayacağını,bununla birlikte İslamiyetteki ekonomik konuların günümüz ekonomisine uyarlanması derdine düşülmesi ve çok ciddi araştırmalar,uygulamalar,doktora ve tez konularının da hayata geçirilmesi yönünde irade konulması için sanırım dünya finans sistemini elinde bulunduran grupların ve inanç sistemelerinin de sorgulanması gerekmekte.Bankacılık sisteminde çalışan onbinlerce uzmanın özellikle para üretim sisteminin finansal krizin temelini oluşturduğunu ne derece idrak ettikleri,aldıkları maaş ve primlerle ekmek kavgası görüntüsünün ötesine geçerek değerlerini sorgulayıp ona göre bir düzende konumlanması da ayrı bir özeleştiri olsa gerek.